Depremin Bendeki Etkileri

Hepimizin bildiği üzere yıkıcı ve büyük bir deprem yaşadık. Hepimize geçmiş olsun. Depremi bizzat yaşamış biri olarak, deprem sürecini yazmak istiyorum.

Şu an deprem bölgesinde depremi yaşamış herkesin konuşulacak o kadar çok ortak noktası varki, insanlar saatlerce durmadan konuşalbilirler.

Biz de herkes gibi uykuda yakalandık depreme. Ben genel olarak soğukkanlı bir insanım, deprem gibi durumlar da bile soğuk kanlılığımı koruyabiliyorum. Sallanmaya başladığımızda ben yatakta dizlerimin üzerinde durmuş bir şekilde dışarıya bakarak depremin durmasını beklerken bir yandan da “şimdi duracak” diye kendi kendime söyleniyordum fakat deprem durmak bilmiyordu. Ben pencereden bakarken dışarı da bir toz bulutu oluştuğunu gördüm ve “tamam apartman yıkılıyor” dedim. Sonra deprem durdu ve hızlı bir şekilde kıyafetlerimi giydikten sonra odamdan çıktım, çıkar çıkmaz annem ve babamı gördüm, hep beraber aşağı inmek için kapıyı açtığımız da karşı komşunun bağırarak dama çıktığını gördüm. Biz aşağıya inmeye devam ettik, diğer komşular da aşağı inmeye çalışıyordu. Aşağıya indiğimizde apartman girişinin kapandığını gördük, herkes bir an önce kaçmaya çalışıyordu. Ben hemen bir üst katın merdiven boşluğunun penceresinden çıkarak demirlerden tutunup aşağıya indim ve bir de baktım ki bizim apartmanın birinci katı çökmüş. Biz tozdan dolayı görememişiz. İndikten sonra diğer insanları çıkarabilmek için ikinci katın merdiven boşluğundaki pencerenin kırılan camının kalıntılarını bulduğum bir beton parçasıyla temizledikten sonra kalan komşularımızı ve annemi çıkardım. Sonrasın da baktım bir çok bina yıkılmış ve herkes şokta. Biz arabaya binip bizim akrabaların toplandığı bölgeye gittik ve sabah olmasını bekledik. Gün ağarınca kuzenimin oturduğu apartmanın tamamen çöktüğünü ve enkazın altında oluğunu öğrendim. Enkaz bölgesine gittiğimizde kuzenimin eşinin sesi geliyordu fakat ne kuzenimin ne de çocuklarının sesi gelmiyordu. Bizim akrabaların çoğu ordaydı ve enkaz altından her yerden sesler geliyordu. Benim en çok ilgimi çeken herkes daha şokun etkisindeydi ve yardım gelecek diye bekliyorlardı. Ben hemen bizimkileri ve diğer insanları harekete geçirmek için hamle yaptım, sonra herkes bir taraftan enkaz altından insanları kurtarmak için harekete geçti.

Benim anlatmak istediğim deprem anı yada enkazdan insanları kurtarmak için yaptığımız çalışmalar değil. Benim anlatmak istediğim bizim ve diğer insanların oradaki çaresizliği. Ben kendimi hiç bukadar çaresiz hissetmemiştim. Hiç bir alet ve malzeme olmadan yapmaya çalıştığımız kurtarma çalışmaları, geç gelen yardımlar ve ne yapacağımızı bilmememiz.

Herkes çocuğunun, ailesinin ve tanıdıklarının yardımına koştu, peki kimsesi olmayanlar ya da o an o şehirde tanıdığı olmayanlar. İşte onlar çaresiz bir şekilde enkaz altın da beklediler.

İkinci gün öğleden sonra ekipler gelmeye başladı ve halkın çıkarması inkansız olan yerlerden insanlar çıkarılmaya başlandı. Hava şartları çok kötü olmasına rağmen halkın çabalarıyla kolay olan yerlerden insanlar çıkarılabildi.

Biz kuzenimi ve iki çocuğunu definettikten sonra ne yapacağımızı düşümeye başladık. Bizim apartmanın birinci katı çökmüş olduğu için tekrar apartmana girmek çok riskli, fakat eşyalarımız olmadan nereye gidebilirdik, gittiğimiz yerde tekrar eşya almak için epey bir para gerekiyor. Bu çaresizliği aşabilmenin tek yolu eve girip eşyaları almak ve girmek zorunda kaldım. Ben içerideyken bir daha deprem olsa bizim apartmanı tutan hiçbirşey kalmadığı için yıkılması an meselesi. Biz eşyalarımızı alıp gittik, peki eşyalarını alamayanlar ve herşeyini kaybetmiş insanlar. Kocasını depremde kaybetmiş çocuğuyla ortada kalan insanlar var. Kadın çocuğunu bırakıp düzensiz rasgele dağıtılan yardımları nasıl alabilir. Ülke olarak bu sınavdan çok geçersiz not aldık arkadaşlar. Enkaz altında yardım beklerken ölen insanlarımız var, sağ kurtulduğuna sevinemeyen insanlar var.

En can sıkıcı olan durum da depremzedelerden ve gelen yardımlardan yararlanmaya çalışan insanlarımız var.

İyi insanlarımız da var. İyi insanlarımızın olması bir nebze olsa da zor durumda olan depremzedelerin yaralarını sarabiliyor.

Bir daha bu kadar çaresiz kalmamamız ve bir daha böyle bir durum olmaması ümidiyle Geçmiş Olsun TÜRKİYE.

Yorum bırakın